Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları

Üniversite Başarı Sıralamaları

BENZETME (TEŞBİH) SANATI

BENZETME (TEŞBİH) SANATI
Aralarında ortak özellik bulunan iki kavramın, birbiriyle karşılaştırılmasıdır. Ortak özellikte güçsüz olan öğe, güçlü olan öğeye benzetilir. Benzetmede, benzeyen sözcük gerçek anlam­da, benzetilen sözcükse mecaz anlamdadır. Tam bir benzetmede benzeyen, benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı ( ilgeci ) olmak üzere dört öğesi vardır. Ancak benzetmenin ger­çekleşebilmesi için yalnızca benzeyen ve benzetile­nin kullanılması yeterlidir.

Teşbih, aslında bir karşılaştırma sanatıdır. Teşbihin, oluşabilmesi için karşılaştırılan iki nesne ya da kavramın bir benzetme yönünde birleşmesi gerekmektedir. Aralarında ortak özellik olmayan ya da denklik olan nesne ya da kavramlar karşılaştırılsa bile teşbih sanatı (benzetme) meydana gelmez.

Benzetmenin temel öğeleri          Benzetmenin yardımcı öğeleri
Kendisine Benzetilen (KB)                                     Benzetme Edatı (BE)
Benzeyen (B)                                         Benzetme Yönü (BY)

*Hava cehennemi andırıyor. (Burada havanın sıcaklığı cehennem sıcağına benzetilmiş.)

*Âh bu türküler, köy türküleri…
  Ana sütü gibi candan,
  Ana sütü gibi temiz            (B. Rahmi Eyüboğlu)

Yukarıdaki şiirde şair, “köy türküleri”ni “ana sütü“ ne benzetmiş. Köy türküleri ile ana sütü arasında “temiz” ve “candan” oluş yönüyle de benzetme ilgisi kurulmuş.

Yukarıdaki benzetmede dört öğe vardır:
a) Kendisine Benzetilen: Ana sütü  
b) Benzeyen: Köy türküleri     
c) Benzetme Edatı: Gibi
d) Benzetme Yönü: Candan, temiz

UYARI: Benzetme edatı olarak “gibi” den başka; kadar, sanki, güya, nitekim, meğer ki, misal, andırmak, dönmek… gibi sözcükler de kullanılabilir.
*Gözlerim çalışmaktan kan çanağına döndü.
*Deniz misali gözleri vardı.
*Odanın konforu, sanki kral dairesiydi.
*Kepçe kulağı, hepimizi güldürürdü.

Teşbihin (benzetmenin) oluşabilmesi için mutlaka temel öğelerin bulunması gerekir. Yardımcı öğeler olmadan da benzetme yapılabilir.

Benzetme dört türlüdür:

a) Ayrıntılı (Tam) Benzetme (Teşbih-i mufassal):Dört öğesi de bulunan benzetmedir.
Sular öyle temiz ki, annemin yüzü gibi.
  Benzeyen    BY                     KB         BE
                                                                              (Kemalettin Kamu)
b) Kısaltılmış (Eksiltili) Benzetme (Teşbih-i mücmel): Benzetme yönü olmayan, diğer öğeleri olan benzetmedir.

Kutu gibi bir dairede otururlar.     (O. Veli Kanık)
  KB   BE            B                  

c) Pekiştirilmiş Benzetme (Teşbih-i müekked): Benzetme edatı olmayan, diğer öğeleri olan benzetmedir.
Yollar köyleri saran eskimiş çerçeveler       (S. Esat Siyavuşgil)
   B              BY                                KB

d) Yalın (Güzel) Benzetme (Teşbih-i beliğ): Sadece temel öğelerle (benzeyen, kendisine benzetilen) yapılan benzetmelere denir.
Selviler içinde bir alev Emir Sultan.
      (Ö. Bedrettin Uşaklı)
               KB                            B

Benzetme Örnekleri:

Unutmakta haklısın kömür gözlüm.
Haklısın… Bu sözüm sanma sitemdir.        (Mehmet Çınarlı)
Bir bakışı vardı Esma‘nın,
Kavak yaprakları gibi pırıl pırıl.         (Cahit Külebi)

*Dar kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkânında, tek başına, gece gündüz, kıvılcımlar saçarak çalışan Koca Ali; tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir aslanı andırıyordu.  (Ö. Seyfettin)

*Güler yüzün çözümleyemeyeceği hiçbir sorun yoktur. Buzlar güneş karşısında nasıl erirse, en çetin sorunlar da işe güler yüzle başlayan, öylece sürdüren insanlar elinde çözülür.         (Şevket Rado)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.