Ders ve Çalışma Kitabı Cevapları

Üniversite Başarı Sıralamaları

İSTİARE (EĞRETİLEME) SANATI

İSTİARE (EĞRETİLEME) SANATI
Benzetme amacı güdülerek, sözün başka bir söz yerine kullanılmasıdır. Benzetmede, benzetmenin iki temel öğesi benzeyen ve benzetilen kullanılırken; eğretilemede ya benzeyen ya da benzetilen kullanılır.
Açık eğretilemede yalnız benzetilen; kapalı eğretilemede ise yalnız benzeyen kullanılır.


ÖRNEKLER:
1.  Bu tilki her sınavda kopya çeker.
    Şeytan bu sezon gol kralı olur.
İlk örnekte benzetilen “tilki” kullanılmış, benzeyen “öğrenci” kullanılmamıştır. İkinci örnekte ise benzetilen “şeytan” kullanılmış, benzeyen “futbolcu” kullanılmamıştır. Her iki örnekte de yalnız, benzetilen kullanıldığından “açık eğretileme” vardır.

2.  Eve geç gidince babam ikimize de kükredi.
    Deniz o sabah çok hırçındı.
İlk örnekte benzeyen “baba” kullanılmış, benzetilen “arslan” kullanılmamıştır. İkinci örnekte benzeyen “deniz” kullanılmış, benzetilen “insan” kullanılmamıştır. Her iki örnekte de yalnız, benzeyen kullanıldığından, kapalı eğretileme vardır.

3.  Yuvayı yapan dişi kuştur.
    Bir atasözü olan bu cümlede, “kadın”, “dişi kuş“ a benzetilmiş, ancak benzeyen (kadın) kullanılmamıştır. Bu, bir istiaredir.

İstiare iki türlü olabilir:
Kapalı İstiare: Sadece benzeyen kullanılır.
Açık İstiare: Sadece kendisine benzetilen kullanılır.

4.  Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?     (C. Sıtkı Tarancı)
Şakaklardaki beyazlık kara benzetilmiş. Ancak benzeyen kullanılmamış. Bu, açık istiare örneğidir.

5.  Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilâl!  (M. Akif Ersoy)
Şair bayrağı kaşlarını çatmış bir insana benzetiyor; ancak “insan” (kendisine benzetilen) dizede açıkça geçmiyor. Sadece benzeyen öğesi kullanılmış. Bu, kapalı istiare örneğidir.
6.  Bu memlekette de bir gün sabah olursa Haluk…    (T. Fikret)
Şair “güzel günler” i “sabah” a benzetmiş, fakat “güzel günler”i (benzeyen öğesi) kullanmamış. Bu, açık istiaredir.

7.  Can kafeste durmaz uçar,
    Dünya bir han konan göçer.                (Âşık Veysel)
İlk dizede “can”, “kuş“ a benzetilmiş. Ancak “kuş“ tan (kendisine benzetilen) söz edilmemiş. Bu, kapalı istiaredir.

UYARI: Edebiyatta kimi zaman “temsili istiare” (yaygın eğretileme) denilen bir anlatım yoluna da başvurulur. Temsili istiare kısaca; bir olayın, kişinin, dönemin… simgelerle anlatımı olarak tanımlanabilir. Bu tür anlatımda birden fazla benzerlik ilgisi esastır. Şiirin tümünde benzetmenin temel öğelerinden biri kullanılır.

Bin gemle bağlanan yağız at şaha kalkıyor,
Gittikçe yükselen başı Allah’a kalkıyor…
Son macerayı dinlememiş varsa anlatın:
Zapt etmek isteyenler o mağrur, asil atın
Beyhudedir her uzvuna bir halka bulsa da
Boştur köpüklü ağzına gemler vurulsa da…
Coştukça böyle sel gibi bağrında hisleri
Bir gün başında kalmayacaktır seyisleri.
Son şanlı macerasını tarihe anlatın:
Zincir İçinde bağlı duran kahraman atın
Gittikçe, yükselen başı Allah’a kalkıyor,
Asrın baş eğdi sandığı at şaha kalkıyor.               (F. Nafiz Çamlıbel)
Bu parçada şair bir “at”ı betimliyor görünerek, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışından sonra Kurtuluş Savaşı yapan ve eşsiz bir mücadele örneği veren Türk ulusunu anlatmaktadır. Yani “at” ile kastedilen “Türk ulusu” dur.
Şiirde “benzeyenler söylenmemiş, sadece “kendisine benzetilenler belirtilmiştir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.